Birlikte İ.K.; Ülkemizde insan gücüne katkı sağlayacak stratejilerin geliştirilmesinde ve uygulanmasında öncü rol üstlenmek amacı ile hareket eden bir sivil toplum örgütüdür.

 

Ev Hizmetlerinde Çalışanlar

Ev hizmetlerinde çalışanlar deyimi; bir evin günlük işlerini yürütmek amacıyla evde çalışan ve aile bireyleri dışında kalan kimselerdir. Bunların yaptıkları işler; genellikle, hizmetçilik, aşçılık, şoförlük, bahçıvanlık gibi işlerdir.

İş Kanunu yönünden;

İş Kanunu’nun 4.maddesi “İstisnalar” başlığı adı altında düzenlenerek, Kanun maddesinde sayılan işlerde ve iş ilişkilerinde İş Kanunu’nun uygulanmayacağı belirtilmiştir.

4.Maddenin (e) bendi “Ev Hizmetlerinde” diyerek, ev hizmetlerinde yapılan işleri İş Kanunu kapsamı dışına çıkarmıştır. Çocuk Bakıcısı, Aşçı, Bahçıvan, Temizlikçi, Hizmetçi de ev hizmetlerine girdiğinden çalışanların hakları İş Kanunu kapsamında değil Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilecektir.

4857 Sayılı iş Kanunu’nun 4. Maddesinin e bendi hükümleri uyarınca, ev hizmetlerinde çalışanlar yasa kapsamı dışında bırakıldığından, ev hizmetlerinde çalışanlarla yapılan sözleşme ve tesis edilen hukuki ilişkinin zemini, Borçlar Kanunu’nun 313.ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet akdine ilişkin esaslar oluşturmaktadır.

İhbar öneli (süresi) yönünden;

Borçlar Kanunu’nun 340 ve devamı maddelerinde hizmet akdinin gerek işçi gerekse işveren tarafından belirli önellere uyulmak suretiyle fesih edilebileceği esası düzenlenmiş olup, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve yasadan kaynaklanan başkaca bir önelin mevcut olmaması halinde Borçlar Kanunu’nun 340. ve 341. Maddeleri uyarınca, çalışanın hizmet sözleşmesi fesih, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren ikinci haftanın bitiminde hüküm doğuracak şekilde sona erdirecektir.

Borçlar Kanununun 343. maddesinde, 10 yıldan fazla süreli iş sözleşmelerinde, bu süre geçtikten sonra bir aylık bir bildirim süresi öngörülerek sona erdirilme imkânı bulunmaktadır.

Borçlar Yasası’nda yapılan değişlikler sonucu 6098 sayılı yeni Borçlar Yasası 01.07.2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Çalışma hayatına önemli değişiklikler getiren yeni Borçlar Kanunu’na göre;

 Bir yıla kadar sürmüş olan işçi için iki hafta sonra,

 Bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta sonra,

 Beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra sona ererşeklinde düzenleme yapılmıştır.

Yasada bu sürelerin kısaltılamayacağı, ancak sözleşmeyle artırılabilir hükmüne yer verilmiştir. İşveren, fesih bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle hizmet sözleşmesini feshedebilir. Fesih bildirim sürelerinin, her iki taraf için de aynı olması zorunludur;  şeklinde yasada yer alarak uygulanacaktır.

Sosyal Güvenlik Kanunu yönünden;

5510 sayılı Kanun’un 6/1-c maddesinde 5754 sayılı Kanunla değiştirilmeden önce, ”Ev hizmetlerinde süreksiz çalışanlar ile ev hizmetlerinde hizmet akdi ile sürekli çalışmasına rağmen, haftalık çalışma sürelerinin 4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen sürelerden az olması nedeniyle, aylık kazançları prime esas günlük kazanç alt sınırının 30 katından az olanlar”ın sigortalı sayılmayacağı hükmüne yer verilmişti. Ancak 5754 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, 506 sayılı Yasa’daki istisna hükmü aynen 5510 sayılı Kanun’a da alınarak ev hizmetlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç olmak üzere ev hizmetlerinde çalışanlar sigortalı sayılmamıştır.

5510 sayılı Kanun; ev hizmetlerinde sürekli-süreksiz iş kavramı tanımlanmasını yapmamıştır. Bu konuda 4857 sayılı İş Kanunu’nda değerlendirilmiştir. Buna göre, nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam eden işlere sürekli iş olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan hareketle ev hizmeti sayılan işlerde sürekli olarak çalışmakla beraber ücret almayanlarla, bir aydan az süreli çalışanlar sigortalı sayılmayacaklardır.

Konuyla ilişkin olarak Yargıtay kararlarına baktığımızda;

T.C. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi almış olduğu bir kararda; Sosyal Sigortalar Yasası’nda yapılan değişiklikte ev işlerinde ücretli ve sürekli olarak çalışanların 24.11.1977 tarihinden geçerli olmak üzere sigortalı sayıldıklarını ve haftanın tamamında değil, belli günlerinde kısmen çalışılması durumunda dahi bu hizmetin süreklilik unsurunun gerçekleştiğini gösterdiğini ifade ederek bu durumda sigortalı sayılması gerektiğini belirtmiştir.

(Resul KURT, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatında Usul ve Esaslar, İSMMMO Yayın No:37, İstanbul 2004, s. 29)

“Sosyal Sigortalar Yasası’nda yapılan değişiklikte ev işlerinde ücretli ve sürekli olarak çalışanların 24.11.1977 tarihinden geçerli olmak üzere sigortalı sayılmaktadırlar. Haftanın tamamında değil, belli günlerinde kısmen çalışılması durumunda dahi bu hizmetin süreklilik unsurunun gerçekleştiğini gösterir.”

( Yrg. 10. HD.’nin, 24.12.1977 tarih ve E.1987/7430, K.1987/7462 sayılı Kararı.)

Sonuç olarak;

Yargıtay’ın vermiş olduğu karara göre süreklilik kavramı günlük çalışmaların kısmi nitelikte olması ya da haftanın belli günlerinde yapılması, işin süreklilik unsurunun gerçekleşmesine engel teşkil etmemektedir.

Ev hizmetlerinde çalışanlar İş Kanunu kapsamında değil Borçlar kanunu kapsamında değerlendirilmelidir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni Borçlar Kanunu ile ihbar sürelerinde önemli değişiklikler yapıldığını görüyoruz.

Orhan KILAVUZ

Kategori: İş Hukuku Uygulamaları

Birlikte İnsan Kaynakları
Aralık 27, 2011
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Kullanıcı Girişi

E-Posta Adresi

Şifre

Şifremi Unuttum!

Kayıt Ol!