Birlikte İ.K.; Ülkemizde insan gücüne katkı sağlayacak stratejilerin geliştirilmesinde ve uygulanmasında öncü rol üstlenmek amacı ile hareket eden bir sivil toplum örgütüdür.

 

“Çalışanlar işlerine hevesle gelmeli”

ABank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer mottolarının mutlu bankacılık olduğunu hatırlatarak “Kişilerin mutlu çalışabilecekleri, ayaklarının geri geri gittiği değil, hevesle geldikleri bir iş yeri yaratma amacımız var” diyor.

Bankada çalışmanın hayatı derinden etkileyen uzun bir süreç olduğunu belirten ABank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer, bu sürece doğru kişiyle doğru kurumda başlamanın önemini vurguluyor. ABank İnsan Kaynakları olarak çalışan eğitimine fazlasıyla önem verdiklerini, üst yönetim ve yönetim kurulunun desteğiyle bütçe konusunda çok rahat davrandıklarını belirtiyor ve “Hem eğitim kalitemizin yüksek olmasına, hem de eğitimin sürekli olmasına gayret ediyoruz” diyor. ABank İK Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer,  ABank’ı ve ABank içinde süregelen işleyişi anlatıyor.

-İK bölümünüz kaç kişiden oluşuyor ve ekibiniz hangi süreçleri yönetiyor?
ABank İK ekibi eğitim bölümüyle beraber 14 kişiden oluşan bir ekip. Bankadaki ilk planlamadan başlayıp işe alım, yerleştirme, gelişim, eğitim, kariyer planlaması ile ilgili tüm fonksiyonları bu ekiple beraber yapıyoruz. Bir işe alım ekibimiz var, işe alım aşamasında çok titiz davranıyoruz. Çünkü bankada çalışmanın hayatı derinden etkileyen uzun bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Biz ABank olarak, işe başlayan arkadaşlarımızın bizden emekli olacakları sürece kadar planlamaya çalışıyoruz. Bu sebeple ilk işe alım sürecini ince eleyip sık dokuyarak, iki tarafın birbirine uyumlu olmasına çalışıyoruz. Bunun dışında da bordrolama, ücret yönetimi gibi bölümlerimiz de bulunuyor. Proje ekibimiz aynı zamanda kariyer ve gelişimle ilgili konulara da bakıyorlar. Biz o konuya da önem veren ve çalışanlarımızın eğitim yoluyla desteklenmesi gerektiğine inanan bir bankayız.

-Bir adayda olmazsa olmaz dediğiniz nitelikler neler?
Olmazsa olmaz dediğimiz nitelikler değişkenlik gösterebiliyor. Her şeyden önemlisi tecrübeli adaylar aranıyorsa işe uygun tecrübe setinin olmazsa olmaz olduğunu bilmek lazım. Bankacılık artık önemli ölçüde iletişime dayalı bir alan oldu. Adayın iletişim özelliklerinin çok üst düzeyde olması lazım. Adayın kendini iyi ifade edebilmesi, iyi bir iletişime sahip olması ve aynı zamanda aranan tecrübe setine hakim olması olmazsa olmaz şeyler.

-İşe alım süreciniz nasıl işliyor? Adaylar hangi aşamalardan geçiyor?
İşe alım süreci kurumun ihtiyaçlarından başlıyor ve iyi bir bütçeyle, düzgün bir planlama yapılması gerekiyor. O planlamadan sonra iyi bir aday bulabilmek çok önemli. Öncelikle iş tanımının düzgün yapılması, bu konuda iş kollarıyla İK’nın çok sıkı iletişim halinde olması lazım. Bu aşamadan sonra aday yaratma sürecinde elimize ulaşan özgeçmişleri inceliyoruz. Adayların oluşturduğu özgeçmişlerin dikkat çekici olması gerektiğini düşünüyorum, işe alımcının dikkatini çekmeli. Bu özgeçmişler arasında bize uyum sağlayabileceğini inandığımız kişileri yüz yüze görüşmeye çağırıyoruz. Görüşme sırasında kişinin nasıl davrandığı, size nasıl yaklaştığı son derece önemli. Ondan sonraki aşamalarda da mülakat sürecimiz devreye giriyor. İşe alım sürecinde sınav yaptığımız durumlar olabiliyor. Bunun dışında ABank içerisindeki bütün bölümler ve bütün unvanlar bazında yetkinlikler saptadık ve bu yetkinlikleri web tabanlı bir yazılımla ölçüyoruz. Böylece yetkinlik, eğitim ve tecrübe açısından bize uygun bir adaya yaklaşmış oluyoruz. Her şey tamamlandıktan sonra teklif aşamasına geçiliyor.

-Çalışan memnuniyeti ve bağlılığı konusunda nelere dikkat ediyorsunuz? Çalışanlarınıza hangi olanakları sunuyorsunuz?
Bankamızda düzenli olarak çalışan bağlılığı ve çalışan memnuniyetiyle ilgili anketler yapıyoruz. Çalışan bağlılığı bizim için çok önemli çünkü bağlı çalışanların daha iyi performans gösterdiğini ve iş sonuçlarımıza pozitif katkı yaptığını çok iyi biliyoruz. İki sene arayla yaptığımız anketten sonra bölüm bazında bağlılık konusunda tek tek çalışıyor, her bölümün kendisine göre eksik çıkan noktalarda ne gibi geliştirmeler yapabileceğimizi bölümlerle konuşuyoruz ve bunları planlar haline getirip o planları uygulamaya çalışıyoruz. Çalışan memnuniyeti de aynı şekilde işliyor. Bankada çalışan arkadaşlarımızın yaptıkları işten, diğer bölümlerin yaptığı çalışmalardan ne kadar memnuniyet sahibi olduklarını her sene tespit etmeye çalışıyoruz.

-Nasıl bir performans değerlendirme sistemi uyguluyorsunuz?
Performans değerlendirme sisteminde yılda bir kez çalışanlarımızı yetkinlik bazında ve sayısal performans bazında olmak üzere iki yönden değerlendiriyoruz. Performans yönetiminde İK olarak üzerinde ısrarla sunduğumuz temel nokta objektiflik. Bizim performans sistemimizde ilk önce çalışandan kendisini değerlendiriyor, sonra üst yöneticisi onu değerlendiriyor. İkisinin arasındaki farklara bakılarak bir performans görüşmesi yapılıyor. Biz de İK olarak ana gruplar bazında bankadaki çalışanla yönetici arasındaki ilişkileri saptamaya çalışıyoruz. Bizim yöneticilere tavsiyemiz, performans yönetiminin hiç bitmeyen bir süreç olduğu ve çalışanlara ne kadar hızlı geri bildirimde bulunurlarsa iş sonuçlarını da o kadar etkileyeceği oluyor.

-Banka içinde nasıl eğitim programları uyguluyorsunuz? Bu programlar çalışanlara ve size ne gibi faydalar sağlıyor?
ABank olarak eğitime önem veren bir bankayız. Çalışanlarımız, onlar için oluşturduğumuz eğitim menüsünden istedikleri eğitimleri seçebiliyorlar. Unvan ve bölümlerine bağlı olarak bizim kendilerine atadığımız eğitimler de oluyor. Geçen sene ABank’ta kişi başına düşen eğitim miktarı 51 saatti. Geçtiğimiz sene Nişantaşı’nda 5 sınıftan oluşan, modern imkanlarla donatılmış bir eğitim merkezi açtık. Burada aynı anda 120 kişiye eğitim verebilir durumdayız. İki sene önce bir iç eğitmen kadrosu kurduk. Onlardan özellikle oryantasyon eğitimlerinde ve bazı teknik eğitimlerde çok yoğun olarak faydalanmaya çalışıyoruz. Bu programın desteklenerek büyümesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta ümidim odur ki, önümüzdeki yıllarda banka eğitimlerimizin yüzde 50 – 60′lık kısmını iç eğitmenler vasıtasıyla verelim.

-Kariyer Yönetimi planlaması olarak ne gibi uygulamalarınız var?
Herkesin kendi hayatı için çizmiş olduğu bir plan ve kariyer var, biz de İnsan Kaynakları olarak bunu mümkün olduğu kadar arkadaşlar adına yerine getirmeye çalışıyoruz. Kariyer planlaması deyince genellikle düşünülen şey bir üst unvan oluyor. Kariyer illa ki yukarı doğru olmaz, kariyerimizi yatayda da geliştirebilecek bazı kariyer planlamalarımız olmalı. Ben yatay kariyer planlamalarının yapılabileceğine bu şekilde kişinin daha çok gelişeceğine inanıyorum.

-Çalışanlarınızı motive etmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?
ABank’ın mottosu mutlu bankacılık. Kişilerin mutlu çalışabilecekleri, ayaklarının geri geri gittiği değil, hevesle geldikleri bir iş yeri yaratma amacımız var. ABank’ın her sene bir yıldızlar ligi oluyor. Yıldızlar liginde başarılı olan arkadaşlara bir yurtdışı seyahati programı yapıyoruz. Bunun dışında bölümlerin arkadaşlara verdikleri sinema bileti, restoranda yemek gibi spot ödüller oluyor. Arkadaşlarımızın hobilerini geliştirmeleri ve daha sosyal ortamlarda bankacılık dışında faaliyetlerde bulunmaları için A Kulüp’ümüz var. Okulların açıldığı ilk gün çocuk sahibi olan bayan çalışanlarımıza çocuklarıyla ilgilenmeleri için bir gün izin veriyoruz. Amacımız onları iş hayatları dışında da biraz nefes aldırabilmek, sosyal hayatlarına birazcık da olsa dokunabilmek. Bu bizim için oldukça önemli. Haftada bir gün genel müdürümüzün de katılımıyla yaklaşık 20 kişilik kahvaltılar yapıyoruz. Bunun üst yönetimle bütün banka çalışanları arasında önemli bir iletişim kanalı olduğunu düşünüyorum. İnsan Kaynakları olarak sosyal medyada ABank kariyer sayfamız var. Orada mümkün olduğu kadar eğlenceli bir şekilde hem bankamızı tanıtmak hem kendi içimizdeki iletişimi devam ettirmek istiyoruz. Şimdi İK olarak bir blog sayfası da kurduk. Dediğim gibi iç iletişime önem veremeye çalışacağız. İç iletişim konusunda kendimizi daha da kuvvetlendirmek istiyoruz.

- ABank’ın gelecek planları neler?
ABank’ın  Türkiye’deki en yetenekli iş gücünün çalışmak istediği bir yer olmasını ümit ediyorum. ABank’la ilgili temel amacım, ulaşmak istediğim nokta bu. Biz Türkiye’de orta -küçük ölçek arası bir bankayız ve büyüme planlarımız var. Bu planlara uygun şekilde de önümüzdeki yıllarda çalışan sayımızı da fazlasıyla artırmaya çalışacağız. Yeni ortağımız da bu planları yüzde yüz destekliyor, bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıyorlar. Banka içerisinden yükselen kariyeri de destekliyorlar. Dolayısıyla ABank olarak isteğimiz, önümüzdeki yıllarda çalışanlarımızı daha mutlu edebileceğimiz, onların çalışmaktan mutlu olacakları ve birbirimizi karşılıklı denetleyebileceğimiz, performans ve hayat stili olarak birbirimizi geliştirebileceğimiz bir iş ortamı yaratmak.

Yazar: İrem Ceylan

 

Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girmesinin en büyük nedeni kitaplara ve yazmaya olan ilgisiydi. Kısa süren öğretmenlik deneyiminin ardından çeşitli dergilerde ve haber portallarında editörlük yaptı. 2014'ün Ocak ayında Kariyer.net'te İçerik Yöneticisi olarak görev almaya başladı.

 

www.kariyer.net/ik-blog

Kategori: Kariyer Yönetimi

Birlikte İnsan Kaynakları
Nisan 11, 2014
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Kullanıcı Girişi

E-Posta Adresi

Şifre

Şifremi Unuttum!

Kayıt Ol!