Birlikte İ.K.; Ülkemizde insan gücüne katkı sağlayacak stratejilerin geliştirilmesinde ve uygulanmasında öncü rol üstlenmek amacı ile hareket eden bir sivil toplum örgütüdür.

 
 

İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (mobbing) Önlenmesi

2011-04-25 00:00:00

Demokrasilerin en güzel taraflarından birisi insan onuru nun korunmasına gösterilen duyarlılıktır.
İnsan onuru, hiç kimsenin lütuf ve merhametine havale edilmeyecek kadar yüksek bir değerdir.
Henüz kendi iç demokrasisini oluşturamamış, demokrasiyi kendisine kabullendirememiş insanların yöneticilik yaptığı iş yerlerinde, çeşitli nedenlerle insan onuru hep çiğnenir. İnsan onurunun çiğnenmesine yol açan davranışların genel tanımı ise “Mobbing - psikolojik taciz” dir.
“Kendisi gibi düşünmüyor, kendisi gibi yaşamıyor” diye insanlara baskı yapmak, onları horlamak, onları dışlamak psikolojik tacizin bazı örnekleridir.
Son yıllarda ülkemizde “ileri demokrasi”ye ulaşma bağlamında çok güzel adımlar atılmıştır. İnsan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi ve teminat altına alınması yolunda ise çok önemli mesafeler kat edilmiştir.

Son yapılan güzel çalışmalardan birisi de özel ve resmi tüm iş yerlerinde çalışanları ilgilendiren çok önemli bir konu olan “işyerlerinde psikolojik tacizin (mobbing) önlenmesi” konusunda Başbakanlığın yayınlamış olduğu 2011/2 nolu genelgedir. Bu genelge 19 Mart 2011 tarih ve 27879 nolu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu genelge niçin önemlidir?
Gerek kamu iş yerlerinde, gerekse özel iş yerlerinde çalışanlar, zaman zaman diğer çalışanların, özellikle de amir ve yönetici durumundaki kişilerin veya iş yerindeki baskıcı kişi ve grupların psikolojik baskılarına maruz kalmaktadırlar.
Bu psikolojik baskının nedenleri arasında kişisel yetersizlik, çekememezlik, düşünce ayrılığı, inanç ayrılığı, siyasi ayrılık, kapris, fiziksel üstünlük gibi çeşitli unsurlar sayılabilir.
Özellikle yöneticiler, kendi gibi düşünmeyen, kendi gibi yaşamayan, kendisi gibi siyasi ve ideolojik fikre sahip olmayan diğer çalışanlara psikolojik baskılar yaparak onları etik olmayan tavırlarla rahatsız etmektedirler. Bu tür davranışların tümü “psikolojik taciz” kapsamına girmektedir.

Psikolojik baskı ve taciz, insan haklarına karşı işlenen büyük bir suçtur. Çünkü psikolojik tacizle öncelikle insan onuru ayaklar altına alınıp çiğnenmektedir.
Öncelikle “onurlu hayat” Anayasamızın teminat altına aldığı çok önemli bir haktır. Dolayısıyla böyle bir hakkı hiçbir yerde hiçbir şekilde hiç kimsenin çiğnemesi düşünülemez.
İş yerlerinde görülen psikolojik baskıların başta gelen nedenlerinden biri de, “zorla çalıştırma ve angarya işler yaptırma” isteğidir. Bu konu da yine anayasamızın yasakladığı hususlardandır. Kişileri zorla çalıştırma ve angarya işler yaptırma anayasal bir suçtur.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 10. Maddesinde “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır.”, “ Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez.” denilmektedir.

13/04/2005 tarih ve 25785 sayılı Resmi gazete’de yayımlanan “Kamu görevlileri etik davranış ilkeleri ile başvuru usul ve esasları hakkında yönetmelik” in 11. maddesinde “Kamu görevlileri, üstleri, meslektaşları, astları, diğer personel ile hizmetten yararlananlara karşı nazik ve saygılı davranırlar ve gerekli ilgiyi gösterirler” denmektedir. 14. Maddesinde ise;“Kamu görevlileri; görev, unvan ve yetkilerini kullanarak kendileri, yakınları veya üçüncü kişiler lehine menfaat sağlayamaz ve aracılıkta bulunamazlar, akraba, eş, dost ve hemşehri kayırmacılığı, siyasal kayırmacılık veya herhangi bir nedenle ayrımcılık veya kayırmacılık yapamazlar.” denmektedir.

Sadece bir iki örneğini verdiğimiz yöneticilerin âdil ve tarafsız olmaları ile ilgili olarak mevzuatımızda yüzlerce husus yer almaktadır.
Kamu personelinin âdil, tarafsız olması gerektiği yönündeki mevzuat hükümlerine rağmen, pek çok işyerinde, özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında yaşanan psikolojik baskıların temelinde basiretsiz, yanlı, siyasi bağlantı içine girmiş adalet ve hakkaniyetten uzak yönetici ve kamu personeli yatmaktadır. Kendisi gibi düşünmeyene hayat hakkı tanımayan, kendisine şirin görünmeyene her türlü kötü muamele yapan bir anlayışın bir an önce kamu kurum ve kuruluşlarından temizlenmesi gerekir ama çok zor bir iş gibi görünüyor.
Hasbelkader bir kurumun başına geçen kişi sanki kral kesiliyor. Ne kanun, ne nizam ve ne de hukuk tanıyor. Eğer bir de kendisine üç beş şakşakçı bulmuşsa tamam. Orada kendi gibi düşünmeyenleri ezip un ufak ediyorlar. Bu hastalığın genel ifadesi ise “İşyerinde psikolojik taciz ve baskıdır.”

Başbakanlık bu tehlikeyi görmüş ve bu tehlikenin önlenmesi için ilgili genelgeyi yayımlamıştır.
Başbakanlığın 19 Mart 2011 tarihinde yayımladığı “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” genelgesi yukarıda ifade etmeye çalıştığımız nedenlerden dolayı çok önemlidir. Her çalışanın bu genelgeden haberi olması ve haklarını araması gerekir.
Onurlu yaşamak, onurlu çalışmak bir insan hakkı olduğu gibi, haksızlıklar karşısında hakkını aramak da bir insanî görevdir. Onun için onurlu yaşamayı hak edenler, haksızlıklar karşısında haklarını aramasını bilenler olmalıdır.

“Mobbing” Nedir?
Başbakanlığın genelgesinde de kavram olarak yer alan “Mobbing” in bilimsel kitap ve makalelerdeki tanımı şudur: “Özellikle hiyerarşik yapılanmış gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik yollardan, uzun süreli sistematik baskı uygulamasıdır.

Güzel günler dileğiyle.

Hasan PİR
Eğitimci - Yazar

http://www.memurlar.net/haber/192885/

Kategori: Birlikteik

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Kullanıcı Girişi

E-Posta Adresi

Şifre

Şifremi Unuttum!

Kayıt Ol!