Birlikte İ.K.; Ülkemizde insan gücüne katkı sağlayacak stratejilerin geliştirilmesinde ve uygulanmasında öncü rol üstlenmek amacı ile hareket eden bir sivil toplum örgütüdür.

 
 

2012 İK'da KOBİ'lerin Yılı Olacak

2011-12-30 16:24:29

Rekabetçi ekonomide insan kaynağı ve yeteneği elde tutmanın önemini anlayan KOBİ'ler özellikle eğitim ve performans ölçümleri için danışmanlık taleplerini artırdı. KOBİ'lerin yüzde 91'i önümüzdeki bir yılda İK'ya öncelik vereceğini açıkladı

Krizler, iflaslar, protestolar, ayaklanmalar... Dünya ekonomisinin zorlu sınavlarından biri daha şirketleri bekliyor bu yıl. Uzmanların yıllardır söylediği gibi böyle dönemlerden başarıyla çıkmanın formülü, güçlü bir stratejik planlama ve bu plana şirketi kararlılıkla taşıyacak yetenekli insan kaynağı. Ortadoğulu bir düşünürün söylediği şu sözlere her zamankinden çok kulak vermenin zamanı belki de: "Bir kralın en büyük serveti halkının sevgisidir." Bunu bir şirket liderine uyarlamak birçok yönetim gurusuna göre mantıklı bir tutum olacaktır. Çünkü şirketleri rekabetin şiddetlendiği dönemlerde farklılaştıran, ayakta tutacak olan güçlü bir finansal yapı olduğu kadar çalışanlarının desteği de aynı zamanda. Büyük şirketlerde bu gerçekler zaten bir süredir kavranmış ve bunun için hazırlıklar yapılmış durumda. Milyon euroları bulan insan kaynakları yatırımları, zor günlerin sigortası olduğunu ispatlıyor. Bu başarılı tablo küçük ve orta boy işletmeleri (KOBİ) de etkiliyor kuşkusuz. Birçok eğitim ve danışmanlık şirketinin müşteri portföyünde KOBİ'lerin oranı gittikçe artıyor. Hatta bu PricewaterhouseCoopers gibi üst düzey konumlanmış danışmanlık şirketleri için de geçerli bir durum. Şirketin İnsan Kaynakları Hizmetleri Sorumlusu Murat Demiroğlu, insan kaynakları danışmanlığı ve eğitim konusunda hizmet verdikleri müşterilerin yüzde 50'den fazlasını KOBİ'lerin oluşturduğunu söylüyor. Üstelik bu durum 2012'de daha da artacak.

Yenilikleri araştırıyorlar

Hugent Satış Direktörü Çağlan Ünal Üzümcü de Murat Demiroğlu'nun görüşünü destekliyor. Türk ekonomisi'nin yüzde 80'inden fazlasını oluşturan KOBİ'ler için 2012'nin önemli bir yıl olacağını söyleyen Üzümcü, bu şirketlerin büyük rakipleri karşısında en büyük avantajlarının uzmanlaşmaları ve esneklikleri olduğunu belirtiyor. "Bu şirketler kullandıkları sistemler, altyapı yatırımları ve çalışanlara bakış açılarıyla çok önemli yol kat ettiler" diyen Üzümcü, teşvik ve benzeri desteklerle finansal yapılarını güçlendiren bu şirketler için 2012 insan kaynakları konusunda aradaki açığı kapatmak adına bir fırsat. Çünkü 2012, birçok ülkedekinin aksine Türkiye'de istikrarını koruyacak. Üzümcü, KOBİ'lerin İK anlamında geldikleri noktayı şöyle anlatıyor: "KOBİ'ler İK uygulamaları konusunda birkaç yıl öncesine kadar büyük şirketlerin oldukça gerisindeydi. Hatta birçoğunda bir İK departmanı yoktu ya da bununla ilgili dış kaynak kullanımına yönelmeyi bir alternatif olarak görmüyorlardı. İK konularındaki gelişim için bütçe ayırma gereği duymuyorlardı ama geçtiğimiz birkaç sene içinde bu tablo büyük ölçüde değişti. Artık bu konuyla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmaya başladılar." Yabancı KOBİ'lerin yurtdışı desteğinin yanı sıra Türkiye organizasyonları içinde de İK uygulamalarını geliştirmeye başladıklarına değinen Üzümcü, yerli şirketlerin de çalışanları için 'personelcilik'ten farklı bir şeyler yapılabileceğini ve çalışan memnuniyetinin verimi artırmada ne kadar büyük bir rolü olduğunu gördüklerini ifade ediyor. "Biz de bu konuda KOBİ'lere destek veriyoruz. Onlar için İK sistemlerini geliştirirken sistemin tamamen firmaya özgü olması ve ihtiyaçlarına en üst düzeyde cevap vermesini amaçlıyoruz. En çok talep ettikleri ise kişisel gelişim eğitimleri ve performans ölçümleme sistemleri hakkında bilgi" diyor Üzümcü.

Profesyoneller zorluyor

Hugent'a danışmanlık talebiyle gelen şirketler ağırlıklı olarak endüstri, üretim, makine, bilgi teknolojileri, medikal, inşaat sektörlerinden. Üzümcü, 2012'de kendilerinden İK danışmanlığı alan şirketlerin yüzde 10 artış göstereceğini belirtiyor. PricewoterhouseCoopers'ın büyük bölümünü KOBİ'lerin oluşturduğu aile şirketlerine yönelik araştırması, insan kaynakları yatırımlarına verilen önemin artışını ortaya koyuyor. Aile şirketlerinin beş yıl öncesine göre insan kaynakları eğitimlerine çok daha ilgili olduğunu söyleyen Murat Demiroğlu, bu ilginin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla artacağını ifade ediyor. KOBİ'lerde insan kaynağına yatırım ihtiyacının özellikle patron seviyesinde arttığına dikkat çeken Demiroğlu, "Ancak bunu çalışanlarına anlatmakta zorlanıyorlar. Profesyonel çalışanları şirketlerine çekmekte zorlanıyorlar. Çünkü profesyoneller net görevlendirme ve yetki istiyor. Bu da kurumsallaşmanın bir parçası ve sancılı olabiliyor" diyor. Son yıllarda artan eğitim taleplerini ise şöyle yorumluyor Demiroğlu: "Daha çok vizyon, yetkinlik, davranışa yönelik eğitimler talep ediliyor. Bu şirketlerde geri bildirim konusu önemli. Yeni nesille ilişki kurmak da bir o kadar ciddi sorun. KOBİ'lerin hemen hepsi doğal olarak büyümek istiyor. Bunu ya bir ortakla yapacaklar ya da kendileri. Her iki durumda da kaliteli insanlarla çalışmak zorunda olduklarını fark ettiler." Demiroğlu, İK'yı önceliği olarak belirleyen KOBİ'lerin giderek çoğalan bir bütçe belirlemelerine rağmen çok planla davranmadıkları için zaman ilerledikçe bundan vazgeçebildiklerini de anlatıyor. Oysa yeni Ticaret Kanunu'nun bunu onlara zorunlu olarak yaptıracağını hatırlatıyor ünlü İK danışmanı. Yeni kanuna göre belli pozisyondaki çalışanların ücretleri şeffaflaşmak zorunda. Her şirketin belli bilgileri paylaşacağı internet sitesi olmak zorunda. Burada çalışan sayısı ve profili de belirtilecek. Demiroğlu'na göre tüm bunlar başlı başına İK için yatırım bütçesi ayırmak ve uzun mesai harcamak anlamına geliyor.

SÜPER LİG'E ÇIKMAK İSTİYORLAR

Yönetim danışmanı Bülent Şenver'e göre KOBİ patronlarında şirketlerini daha profesyonel ve kurallarla yönetme bilinci oluşmaya başladı. Bunun için çevrelerindeki başarılı örnekleri görmek onları daha da şevklendiriyor. Özellikle yanıbaşlarındaki başarılı yabancı ortaklıklar ve bunu yapan şirketlerin bir üst lige terfi etmesi onları heyecanlandırıyor. "KOBİ'lerin büyük bölümü birilerinin tedarikçisi. Artık mal satan da mal alan da, nihai tüketici de daha kurumsal şirketlerle çalışmak istiyor. Bankalar da kredi verdiği şirketin daha sağlam olmasına dikkat ediyor" diyen Şenver sözlerini şöyle sürdürüyor: "Bunun da yolu kaliteli insanlarla çalışmaktan geçiyor. Bunun bilinci arttı. Tüm bunlar kurumsallaşma sürecinin birer parçası. Bu süreçte İK'nın biraz geriden geldiğini kabul etmek lazım."

YÜZDE 91'İ İK'YA ÖNCELİK VERİYOR

PwC'nin araştırmasına göre Türk şirketlerinin yüzde 56'sı önümüzdeki beş yıl içinde şirketin sahibinin değişeceğini öngörüyor. Ayrıca yüzde 91'i de önümüzdeki 12 aylık süreçte rekabetçilik açısından yatırım önceliklerini insan kaynakları ve eğitime veriyor. Açık ara önde olan insan kaynakları ve eğitim yatırımlarını yurtdışı yatırımlar, yönetim yapısı, ar-ge ve lojistik yatırımları izliyor.

KARİYER GELİŞİMİ VAAT EDİYORLAR

Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 77'si yeteneklerin şirket içinde kalabilmesi için ücretleri artırma yöntemini uyguluyor. Yüzde 62'si de yeteneklere şirket içinde uygun bir kariyer gelişimi planı sunuyor. "İyi yönetim teknikleri uyguluyoruz" diyenlerin oranı da yüzde 44. İş fırsatları yaratanlar yüzde 21, iş-hayat dengesini gözeten uygulamalar geliştirdiğini söyleyenlerin oranı da yüzde 32'yi buluyor. Bu oranlar son üç yıldır sürekli artıyor. Üç yıl öncesine kadar küçük ve orta boy işletmelerde yeteneklerin kaçmaması için belirgin bir politika izlenmiyordu.

http://www.isteinsan.com.tr/isteinsan_gazete/2012_ik_da_kobi_lerin_yili_olacak.html

 

Kategori: Birlikteik

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Kullanıcı Girişi

E-Posta Adresi

Şifre

Şifremi Unuttum!

Kayıt Ol!