Birlikte İ.K.; Ülkemizde insan gücüne katkı sağlayacak stratejilerin geliştirilmesinde ve uygulanmasında öncü rol üstlenmek amacı ile hareket eden bir sivil toplum örgütüdür.

 
 

Ev Eksenli Çalışma Modeli Yayılıyor

2012-08-11 14:27:16

 

Ev kadınlarını iş hayatına kazandırmak için uygulanmaya başlanan "ev eksenli çalışma modeli" 12 milyon ev kadınına ekmek kapısı olacak. Kadınlar artık bakım, temizlik, çeyizlik eşya üretiminin yanı sıra teknolojik ürün de geliştirecek


Kadın nüfusun istihdamdaki payı hızla artarken, "ev eksenli çalışma modeli" de milyonlarca ev kadınının umudu oldu. Dünyada yaşanan ekonomik krizle birlikte firmalar, elektrik aksanı montajından oyuncak yapımına kadar birçok işi evlere kaydırmaya başladı. Modern üretim biçimine paralel olarak kapsamı genişleyen ev-eksenli çalışma modeli Türkiye'deki 12 milyon ev kadınına da ekmek kapısı araladı. Ev kadınları artık sadece bakım, temizlik, çeyizlik eşya değil teknolojik ürünlerin de gelişimine katkı sağlayacak. 

Ev işlerinde küresel değişim 
Türkiye'de sürdürülebilir gelişimi ve kalkınmayı sağlamak için kadınlara yönelik istihdam fırsatlarının yaratılması ve işgücüne katılım oranın artırılması hayati önem taşıyor. Türkiye'de işgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71.7, kadınlar da ise yüzde 28.8 düzeyinde bulunuyor. Türkiye İş Kurumu da (İŞKUR) kadın istihdamını artırmak için her gün yeni bir projeye imza atıyor. Ev-eksenli çalışma kapsamında da kadın işgücünün piyasaya etkin bir şekilde katılımını sağlamak için de çalışmalar yürütülüyor. 

Yüzde 90'ı kadın 
Bu çalışma modelinin kökeni Sanayi Devrimi öncesine uzanıyor. Çalışanların yüzde 90'ını da kadınlar oluşturuyor. Küresel ekonomideki hızlı dönüşüm ve teknolojik devrimle birlikte bu model geleneksel bir çalışma biçimi olmaktan çıktı. El tezgâhında kumaş, hali, kilim dokuma, dikiş, dantel gibi çeyizlik eşya, kışlık gıda, salça, turşu, reçel üretimi, evde başkalarının çocuğuna bakma, çamaşır yıkama, ütülüme işlerine yeni birçok iş eklendi. Baharat paketlemeden eldiven kutulamaya kadar birçok ambalaj işi, konfeksiyon dikiş, sırıç birleştirme, iplik temizleme, fiş-priz gibi elektrik aksamının montajı, bilgisayar üzerinden yazı yazma, danışmanlık yapma, kalem, otomobil sileceği montajı, ayakkabı dikimi bunların başında geliyor. 

Üç gruba ayrılıyor 
Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu tarafından yapılan araştırmada çarpıcı tespitler yer alıyor. Buna göre, çalışma biçimleri arasındaki geçişlilik özelliği nedeniyle, kendi adına, sipariş üzerine ve işverene bağlı olarak çalışanlar olmak üzere üç tür ev eksenli çalışma biçimi bulunuyor. Kendi adına çalışanlar, kullanılan malzemeden ürünün tasarımına kadar çalışanın belirlediği çalışma türü. Bu kapsamda çalışanlar, ürünlerini pazar, panayır, dükkânlarda belirledikleri fiyata göre satıyor. Sipariş üzerine evde çalışmada, ürünün biçimi, kullanılacak malzemenin türü, ürünü bitirme süresi sipariş verenin belirlediği bir çalışma şekli, fiyat da pazarlık esasına göre belirleniyor. İşverene bağlı olarak çalışanlar da, ulusal ya da uluslararası firmaların çoğunlukla aracı bir kişi ya da firma aracılığı ile evlere dağıttığı işlerin yapıldığı bir çalışma biçimini oluşturuyor. Burada birey kendisine getirilen işi yapar, bitirme süresi ve kullanılan malzemeyi belirleme yetkisi yoktur. Ücret de çoğu zaman parça başı olarak işveren tarafından saptanır. Ev eksenli çalışanlar her üç tür çalışmayı aynı anda da yapabilir. Dantel yaparken evde perde düğmesi de dikebilir. 

Markalar da yaptırıyor 
Birçok ünlü marka da, vergi ve prim yükünü hafifletmek için ürünlerinin bir bölümünü evlerde ürettiriyor. Raflarda gördüğümüz fular, şal başta olmak üzere birçok aksesuvar ev kadınları tarafından üretiliyor. Geçmiş yıllarda istihdam biçimi olarak görülmeyen, işgücü istatistiklerine yansımayan evde çalışma modeli artık milyonlarca kişinin ekmek kapısı olmuş durumda. 

Emekli olabiliyorlar 
Geçen yıl yapılan düzenleme ile ev kadınlarına düşük primle emeklilik imkânı tanındı. Dikiş, nakış, çarşaf, çorap, hali, boncuk işleme, tarhana, mantı gibi işleri evinde yaparak satan kadınlar aylık yaklaşık 153 lira prim ödeyerek sigortalı olabiliyorlar. Bu şekilde indirimli prim ödeyerek sigortalı olan kadınlar bu işleri evinde yaptıklarını vergi dairelerinden alacakları yazı ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildiriyor. Evinde el işi yapan kadınlar sigortalı olduklarında bunların statüleri isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendiriliyor. 

Atölye çalışmaları yayılıyor 
İŞKUR,kadınları teşvik amacıyla Türkiye'nin birçok ilinde yerel atölye çalışmaları yapıyor. Ulusal ve uluslararası toplantılarla kamunun konuya duyarlılığını artırmaya çalışıyor. Bu konuda ülke politikası oluşturulması, yasal düzenlemeler yapılması yönünde ciddi çalışmalar yapılıyor. İnternetteki sosyal paylaşım siteleri de aktif bir şekilde kullanılıyor. Facebook'ta açılan "ev eksenli çalışan kadınlar" sayfası da bunlardan birini oluşturuyor. AB projeleriyle desteklenen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan birçok kadına meslek edindirme projeleri girişimcilere büyük destek veriyor. 

Yasal düzenleme tamam 
Borçlar Yasası'nda yapılan düzenlemeyle evde çalışmaya ilişkin ayrıntılar da netleştirildi. Temmuz ayında yürürlüğe giren düzenlemede, "Evde hizmet sözleşmesi işverenin verdiği iş, işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ücret karşılığında görmeyi üstlendiği sözleşmedir" tanımı yapılıyor.

Dünyadaki uygulamalar
Ev-eksenli çalışma modeli tüm dünyada uygulanıyor. Uluslararası bir standart getirilmesi amacıyla, ILO 1996 yılında 177 sayılı "Evde Çalışma Sözleşmesi" ve 184 sayılı tavsiye kararını kabul etti. Sözleşme, "evde çalışan olarak anılacak kimseyi "evde çalışan", evde çalışmayı ise kendi evinde işverenin işyeri dışında kendi seçtiği başka bir mekânda, ödeme karşılığında yapılan bir iş" olarak tanımlamıştır. Sözleşmeye göre evde yapılan işte, teçhizatı, malzemeyi, kullanılan diğer girdileri kimin sağladığının bir önemi yoktur. Önemli olan işveren tarafından belirlenen bir ürün veya hizmetle sonuçlanan iştir. İşveren ise doğrudan veya bir aracıyla eve işveren gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.

131 Projeyle destek
Önceki yıl başlayan ve Aralık 2011'de tamamlanan "Kadın İstihdamının Desteklenmesi Hibe Programı" kapsamında 131 hibe projesi desteklendi. Ayrıca işgücü piyasası dışında kalmış hedef grup içinde yer alan kadınlara kariyer rehberliği ve danışmanlık hizmeti sağlandı. 
  Kadınlara yerel işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu meslek ve beceri alanlarında eğitimler verildi. 
  İş başında eğitim ve özel sektörde staj kısa ve uzun dönemli işe yerleştirmeler sağlanmıştır. 
  Kadınların kooperatifleşmesi ve dernekleşmesine yönelik önemli kazanımlar elde edildi. 
  Kadınların verimliliğini artıracak teknik becerilerin geliştirilmesi ve güncellenmesi faaliyetleri yürütüldü.

Cinsiyet ayrımcılığı bitecek
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, aileyle ilgili kalıplaşmış yargıların işe giriş sürecinde ve istihdamda toplumsal cinsiyet eşitsizliği yarattığını açıkladı. Toplumda cinsiyete ilişkin önyargıların kadınların kariyeri önünde büyük engel olduğunu tespit eden bakanlık, "İşlerin cinsiyet temelli olarak ayrılması kadın işgücü talebinin önüne geçiyor" vurgusunu yaptı. Bakanlığın AB Eşleştirme Projesi kapsamında hazırladığı, "Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine açılan kapılar" raporunda dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. İşte onlardan bazıları; 
  Mesleklerin cinsiyet temelli olarak ayrılması (kadınlar hemşirelik yapar, erkekler asker olur gibi) işgücü piyasasında kadınlara olan talebin önüne geçen temel engeldir. Bunun önlenmesi için eşit işe eşit ücret verilmesi ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığından kaçınılması gerekir. 
  Toplumsal cinsiyet eşitliği arttığı zaman büyüme de artacak ve böylece daha fazla kişi iş sahibi olarak piyasaya dahil olacaktır. Bu da gayrı safi milli hâsılanın artmasını sağlayacaktır. 
  Cinsiyet eşitliğinin sağlanması için çeşitli insan kaynakları politikalarının gözden geçirilmesi daha büyük ekonomik verimlilik sağlayacaktır. 
  Mesleki toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin önyargılar kadınların kariyerlerinde ilerlemesinin önünde büyük bir engeldir. Bu da çalışanların cinsiyetleri nedeniyle ayrımcılığa uğramalarına neden olabilir. Aileye ilişkin kalıplaşmış yargılar da çalışma hayatında önemli etkiye sahiptir. Bu durum işe giriş sürecinde ve istihdamda toplumsal cinsiyet eşitsizliği yaratır.

http://www.isteinsan.com.tr/isteinsan_gazete/ev_eksenli_calisma_modeli_yayiliyor.html

Kategori: İş Hukuku Uygulamaları

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Kullanıcı Girişi

E-Posta Adresi

Şifre

Şifremi Unuttum!

Kayıt Ol!